Kral Forum



rel="publisher"

    peker açıkaLın

    Paylaş


    Karizma Puanı : 0
    Kayıt tarihi : 01/01/70

    peker açıkaLın

    Mesaj tarafından  Bir C.tesi Nis. 24, 2010 4:01 pm

    Peker Açıkalın, Türk sinema ve tiyatro oyuncusudur.

    Avrupa Yakası adlı televizyon dizisinde, Gaffur karakterini canlandırmaktadır. Birçok dizide rol almıştır.Hayranlarını BENİ BEĞENMİYOR MUSUN?, BENİ KIRIYORSUN AMA!"ÖLÜMÜNE KANKAYIZ!" gibi sözleriyle dillerine düşüren ve Avrupa Yakası'ndaki kapıcı rolü ile başarılı olan bir oyuncudur.

    Yer Aldığı Diziler

    Çiçek Taksi (Ömer) 1995
    Zart-1 TV 2000
    Ekmek Teknesi (Cengiz) 2002
    Ev Hali (Oral) 2002
    Avrupa Yakası (Gaffur) 2004

    Yer Aldığı Sinema Filmleri

    Maskeli Beşler: Irak (Komutan Bahattin) 2006
    Amerikalılar Karadeniz'de 2 (Ercüment) 2006
    Maskeli Beşler İntikam Peşinde (Bahattin) 2005
    Hababam Sınıfı Üçbuçuk 2005
    Hababam Sınıfı Merhaba (Sayko) 2004
    Hababam Sınıfı Askerde 2004
    Kolay Para (Ender)
    ++++++++++
    Peker Açıkalın, televizyonda insanın hem sinir olup hem de kendini izlemekten alıkoyamadığı tipler yarattı. Her ne kadar "Bir tipin üzerime yapışmasından hoşlanmıyorum" dese de Avrupa Yakası'ndaki Gaffur tiplemesiyle bu sınırı çoktan aştı.

    Yeni yetmeliği 1980'lerin sonuna denk gelmiş herhangi bir televizyon izleyicisine "Kim Bunlar'ı hatırlıyor musun?" diye sorun, onun "Kim bunlar, kim bunlar..." şarkısını söylemeye başlaması an meselesidir... Kaldı ki, bu şarkı sözleri değiştirilerek tribünlerde bile söylenir olmuştu.

    1989 yılında TRT'de yayımlanan bir komedi programıydı "Kim Bunlar". 'Onlar', Ali Poyrazoğlu önderliğinde bir araya gelmiş beş gençti: Levent Kazak, Levent Tülek, Pelinsu Pir, Nilüfer Açıkalın ve Peker Açıkalın. Bir kuşak onların skeçleriyle büyüdü dense yeridir.

    Bu beşlinin yaşça en büyüğü, şu sıralar en popüler dönemini yaşayan Peker Açıkalın idi. Engin Günaydın ile birlikte, Ata Demirer'siz kalan "Avrupa Yakası"nın ağırlık merkezini değiştiren adam. Gaffur'un ünü diziyi çoktan aşmış durumda. 'Çubuklu pijama' satışları patlarken, barlarda Gaffur geceleri düzenleniyor, Şırnak'ta "Gaffur Nasılım Spor" adlı bir takım bile kurulmuş... Elinde 'helva keserken unuttuğu' bıçakla gezen kapıcının oğlu Gaffur kimilerine göre Beyaz Türklerin kalesine atılmış bir gol olarak seviliyor. Kendisini "Beyaz Türk" olarak tanımlayan Peker Açıkalın ise doğma büyüme İstanbullu. Baba tarafı Üsküp, anne tarafı ise Selanik kökenli.

    1963 doğumlu, üç kardeşin en afacanı Peker, üç kuşaktır manifaturacılık yapan Açıkalın ailesinin tiyatroya meraklı tek çocuğu olarak Florya'da büyür. "Arkası Yarın"lar ve alkış tutkusu baştan çıkarır onu. Aile işini sürdürmesini isteyen babasını önce "İkisini birden yürütürüm" diye kandırır, 13 yaşına geldiğinde ise kesin kararını açıklar: Tiyatrocu olacaktır. "Varoluş nedeni insanı insanla yansıtmaktır" çünkü. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın yetenek sınavına girdiği gün heyecandan sesi kısılır. Bir yıl sonra aynı jürinin karşısına çıkıp alnının akıyla kazanır okulu. Mezun olduktan sonra Nedim Saban, Taner Barlas ve Ali Poyrazoğlu tiyatrolarında sahneye çıkar. 1987 yılında Nilüfer Açıkalın'la evlenir, 1994'te boşanır. Adının ilk duyulması "Kim Bunlar" ile olur. Komiktir, tuhaftır, insanın hem sinir olup hem kendini izlemekten alıkoyamadığı tipler yaratır. Fakat şansları ilk çıkışlarındaki kadar yaver gitmeyen "Kim Bunlar" ekibinin diğer üyeleri gibi onu da parlak bir rolde görmek mümkün olmaz. Ne tiyatroda, ne sinemada... Televizyonda ise "Cümbüş Sokak", "Gülşen Abi" gibi dizilerde oynadıktan sonra, uzun sürecek "Çiçek Taksi" macerasıyla şansı dönmeye başlar.

    Dört sene Taksici Ömer olarak yaşadıktan sonra "Artık televizyon dizisinde oynamam" der. Bir tipin üzerine fazla yapışmasını tercih etmez çünkü. Ama 2002'de gelen "Ekmek Teknesi" "Türk örf âdetlerine uygun bir aile dizisi" olarak, içine sinen 'hamur kokusuyla' onu cezbeder. Neticede bir halk çocuğudur.

    2000 yılında eski karısı Nilüfer Açıkalın'la birlikte Orhan Oğuz'un çektiği "Kara Kentin Çocukları"nda oynayarak sinemaya adım atar. Bunu planlamıştır dediğine göre. Tıpkı 2000'de bir kız çocuk sahibi olmayı planladığı gibi.

    Bunu izleyen yıllar boyunca basında en çok şarkıcı Niran Ünsal'la kızları Narin Şeker'in velayeti üzerine yaptıkları bitmek tükenmek bilmez tartışmalarla yer alırlar.

    Bir gün kızını annesine göstermediği, bir başka gün birbirlerini uyuşturucu kullanmakla suçladıkları için adliye koridorlarını aşındırırlar. Sonuçta Narin Şeker babasında kalır.

    2005 yılında tekrar evlenip ikinci kızı Perim Yakut'u kucağına alan Peker Açıkalın, baba olmanın onu insan yaptığını söyler hep. Yıllarca da bütün çalışmalarını akşam eve dönüp kızına yemek pişirebilecek, masal okuyabilecek şekilde ayarlar.

    Komik olmayan tek rolünü "Kolay Para" filminde oynar ve bununla yine tek oyunculuk ödülünü alır: 2003 Sadri Alışık En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü. Bu film hayatında bir dönüm noktasıdır. Kış ortasında üzerinde tişörtle oynadığı için önce zatürree olur, ardından aort kökü iltihaplanması nedeniyle tıp literatürüne geçen bir ameliyat geçirir. Kalbi 16 saat dışarıda kalarak aort kökü değiştirilir. 37 kiloya düşen Açıkalın, yarım kalan filmini sayıkladığı 97 günlük yoğun bakımdan adeta yeni bir insan olarak çıkar. Hayatı daha çok ciddiye alan bir insan...

    "Kolay Para"dan sonra "Hababam Sınıfı" ekibine katılır ve Arzu Film'in bunu izleyen "Hababam" ve "Maskeli Beşler" serilerinin vazgeçilmez oyuncusu olur. İlkinde "Psiko Numan", ikincisinde "Bahattin" olarak yoluna devam ederken, karşısına onu hayatının hiçbir döneminde olmadığı kadar popüler kılacak Gaffur çıkar. Kimdir Gaffur? "Pijama, terlik ve atletten başka hiçbir şeyi olmayan, hayatını 100 kelimeyle devam ettiren bir adam" Açıkalın'ın tanımıyla. Ama işte 'Gaffurmania' ortalığı kasıp kavuruyor.

    Kendisi Gaffur'a mesafeli durmaya çalıştığını söylese de artık bu gidişi durdurmak mümkün değil. Kenan Doğulu'nun Gaffur'un dansıyla anılan şarkısı "Çakkıdı", Açıkalın'ın katıldığı programların fon müziği oldu, bütün röportajları bir yerden "Beni beğenmiyor musun?" ya da "Ölümüne kankayız" esprisine bağlanıyor. Yıllardır "Amacım zirveye çıkmak değil. Zirvede oksijen azdır" diyen bir oyuncu için 'nefes kesici' bir durum. Üstelik ne sinemada, ne de tiyatroda ona ve seyirciye 'nefes aldıracak' roller oynamadığı da düşünülürse...

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 1:26 am